Geleceğin Yüzlerine…

tegvilegeleceginyuzleri

Kocaman gözlü çocuklar görmeye gidiyoruz. Gözlerinin içi parlayan çocuklar.
İster kentte yaşasınlar, ister taşrada, tek bir dilekleri var: Mutlu olmak…
Onların cıvıltıları hiç susmaz, oyunları hiç bitmez, saflıkları hiç bozulmaz.
Ama sorsan onların da beklentileri vardır geleceğe dair. Parıldayan düşleri…
Meraklı bakışları, heyecanlı yürekleriyle dünyayı anlamaya, keşfetmeye çalışırlar hiç bıkmadan.

İşte bu projemizde değerli fotoğrafçı Mustafa SEVEN ile birlikte yurdumuzun yedi farklı coğrafyasında yolları TEGV ile kesişen çocukları yaşadıkları mahallelerde, şehirlerde ziyaret edeceğiz. Umutların hiç solmadığı yaşlarda dünyayı nasıl gördüklerini, nasıl yaşadıklarını hep birlikte izleyeceğiz. TEGV’in açtığı patikada ilerlerken dünyalarının nasıl güzelleştiğini, gözlerine bakarak hissedeceğiz. Hepsinden önemlisi size hiç unutamayacağınız bir kardeşlik türküsü bırakacağız hikâyelerinin başladığı bu kadim coğrafyada.

Bugüne kadar 2 buçuk milyon çocuğun hayatına dokunan TEGV, verdiği nitelikli eğitim desteği ile çocuklarımızı ezberden düşünmeye, kabullenmekten sorgulamaya, tekrarlamaktan araştırmaya yönlendiriyor. TEGV’de çocuklar sosyal/duygusal becerilerini geliştirirken empati kurma ve takım çalışması becerilerini yükseltiyor, kendilerini ifade ediyorlar, özgüven kazanıyorlar. Matematik, fen, sanat ve okumanın yanı sıra bilişim alanında olumlu tutum geliştirip özyeterlilik algısı yüksek bireyler oluyorlar. “Geleceğin Yüzleri” adını verdiğimiz projede TEGV ve Mustafa Seven ile sizi büyülü bir yolculuğa çağırıyoruz. Bu yolculukta masallar, düşler, uçurtmalar, balonlar ve koşulsuz sevgi yer alacak. Geleceğe dair söyleyecek sözü olan çocuklarla tanışıp, onların yaşamlarına ortak olacaksınız. Belki sizin de çocukluğunuzdan bir renk, bir sahne bulaşacak gözlerinize. Belki çocuğunuzu düşünecek, geleceğe dair umutlarınız yeşerecek, dallanıp budaklanacak. Tıpkı TEGV’e gelen çocukların hissettiği gibi…

Siz de Geleceğin Yüzleri projesiyle çocuklarımızın geleceğine bir umut parıltısı bırakmak isterseniz 3353’e EGİTİM yazıp bir SMS atmanız yeterli. Unutmayın: Bir çocuk değişir, Türkiye gelişir!

#TEGVileGeleceğinYüzleri #GeleceğinYüzleri





Yeni bir etkinlik dönemine başlarken …

resim5

Merhabalar ,

2015-2016 Etkinlik yılını Rotary 2 Ateşböceği ile, Akfırat Ormanları’nda gizlenmiş olan Tuzla Belediyesi Gençlik ve Doğa Kampında fiilen bitiriyoruz…  2016-2017 Etkinlik yılına ise İstanbul ‘da, Bağcılar’da, yeni okulumuz olan Bağcılar Cumhuriyet İlkokulu’nda başlıyoruz…  Aslında 2 etkinlik yılımız arasında sadece 2 günlük bir ara vermiş olacağız 🙂  Bu 2 günü de Ateşböceğimizin taşınması ve yerleştirilmesi için değerlendireceğiz. Sonra yüzlerce çocuğa tekrar merhaba 🙂

Bu yaz dönemini arılara, sincaplara, kuşlara, kirpilere, atlara, köpeklere ve daha daha göremediğimiz bir çok canlıya ev sahipliği yapan bu güzel ormanda geçirdik. Her hafta kampı şenlendiren onlarca çocuğun sesleriyle ve eğlenceleri bize umut verdi.

Hem bu güzel ormanda kurulu olan Gençlik Kampına misafir olduk hem de bu Kampa katılan  500 kadar çocuğu Ateşböceğimize misafir ettik ve onlarla Yaz Etkinliklerimizi düzenledik..

En başta dediğimiz gibi Yeni Bir Etkinlik Yılına Başlarken; bir başkasını en güzel ve en unutulmaz anılarla geride bırakıyoruz..

Eğer siz de bize katılmak isterseniz yeni yerimiz yazının içinde saklı 🙂 Bulun bizi … Ateşböceğimiz ışığını oradan da saçmaya devam edecek …

Aykut Çakmak

Ekim 2016

resim5 resim13 resim14resim4resim7

 

 





Gönüllülerimiz Anlatıyor…

740_1_37_1_Gonullu2

 

gonullumuz

 

Yeşim Serin (İstanbul Yeniköy Öğrenim Birimi)

“Her etkinlik dönemine çocuklarla ve gönüllü arkadaşlarla tanışarak başlarım ve kendimi tanıttığımda neredeyse aynı tepkileri alırım. Önce çocuklara sorarım; ne zamandır TEGV’de olduklarını, TEGV’i nasıl keşfettiklerini ve hepsini merakla dinlerim. Daha sonra tabii ki çocuklar merak edip bana sorarlar aynı soruları. İlk yıllarda daha yeni gönüllü olduğumu ama TEGV’in çocuğu olduğumu söylediğimde şaşırıyorlardı ve hepsinin tepkisi aynıydı: ‘Küçükken de mi TEGV vardı?’ Son dönemlerde çocuklarla tanışma merasimi değişti biraz. Artık onlara çocukken de TEGV’de olduğumu söylemiyorum bile, çünkü birinin aklında kalmış ve beni görünce hemen yanındakine dönüp söylüyor: ‘Bu abla küçükken de buraya geliyormuş’. Ve bir kısmı da merak edip daha fazla soruyor, kendileri de büyüdüklerinde gönüllü olup olamayacaklarını merak ediyorlar. Belki de en büyük tatmin, en büyük keyif bu. Çocuklar hem sizinle ilgili detayları unutmuyor, hem de onlarda iz bırakıyorsunuz. O zaman anlıyorsunuz o çocukların ablası olduğunuzu ve bunu en derinden size hissettiriyorlar. Gözlerinize sevgiyle bakıyorlar, bunu göz ardı etmeniz imkânsız.”