Öğrenme İlkeleri

TEGV Öğrenme İlkeleri

TEGV öğrenme yaklaşımının bazı ilkeleri bulunmaktadır. TEGV’de çocuklar, gönüllüler ve paydaşlarla hayata geçirilen her türlü eğitim/öğrenme faaliyetinde, bu ilkeler göz önünde bulundurulur.

Gönüllülük

TEGV’de öğrenme süreci, bu sürece katılanların tamamının öğrendiği bir süreçtir. TEGV’de eğitsel etkinlikler; çocuklar başta olmak üzere gönüllüler, aileler ve diğer paydaşların etkileşim içinde öğrenmelerini teşvik edecek şekilde planlanır ve uygulanır. Bu sürece herkesin gönüllü katılımı esastır.

Gönüllülerimiz, TEGV program ve etkinliklerini çocuklara ulaştırmak için sorumluluk almış aracılar değildir. TEGV’de öğrenme süreci “öğreten-öğretim programı-öğrenen” mekanik ilişkisi içinde yürümez. Gönüllüler, öğrenme sürecinin en kritik öğelerinden biridir. Öğrenme etkinliklerinin planlanmasında, uygulanmasında ve değerlendirilmesi sürecinde aktif katılımcı olmaları beklenir. Bu katılımın gönüllülere getirdiği kazanımlar ve sorumluluklar vardır.

TEGV çalışanlarının, özellikle eğitimle ilgili doğrudan sorumluluğu olanların öğrenme süreçlerinin etkili bir şekilde planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi için aktif katılımı beklenir.

Sosyal ve Duygusal Öğrenme

TEGV gönüllülerinin, çocuklarla birlikte oldukları anları, onları destekleyici fırsatlara dönüştürmelerini sağlayan olgulardan biri de sosyal ve duygusal öğrenmedir.

Öğrenmenin gerçekleşebileceği bir ortamın sağlanması ancak çocukların sosyal ve duygusal becerilerinin desteklenmesi ile olabilmektedir. Bu becerilerin gelişmiş olması, bireylerin kendi gelişimlerine katkı sağlamasının yanı sıra toplumsal yaşantılarına da olumlu katkıları olmaktadır. Hem gönüllülerin hem de çocukların bu becerileri gösteriyor olması öğrenme ortamlarının olumlu atmosferini ve atölyelerin verimliliğini arttırır. Bu becerilerin gelişimini desteklemek, çocuk davranışlarının yönetiminde anahtar rol almaktadır.

Sosyal ve duygusal öğrenme; çocukların ve yetişkinlerin duygularını yönetmek, olumlu hedef koymak ve elde etmek, başkaları için duygudaşlık hissedilmek ve göstermek, olumlu ilişkiler kurmak ve sorumlu karar almak için gerekli olan bilgi, tutum ve becerileri edinme ve etkili bir şekilde uygulama süreçleridir. Bu becerilerin yetişkinlerde sergilenmesi ve çocuklarda desteklenmesi gelişim ve öğrenmeyi sağlar.

Uluslararası düzlemde en çok kullanılan çerçeve ise yine CASEL’in oturttuğu çerçevedir. Collaborative for Academic, Social and Emotional Learning (CASEL, Akademik, Sosyal ve Duygusal Öğrenme için İşbirliği) oluşumunun geliştirmiş olduğu SDÖ modelinde 5 yeterlikten bahsedilir. Bunlar: Öz farkındalık, Öz yönetim, Sosyal farkındalık ilişki becerileri, Sorumlu karar vermedir.

Bu becerilerin hepsi birbirleriyle bağlantılı ve iç içe. Nitekim bir çocuğun kendi duygularını tanımadan ve ifade edemeden, sosyal hayatın içinde sağlıklı ilişkiler kurması, dürüstlük, adalet ve işbirliği ile hareket etmesi mümkün değildir.

Aktif Öğrenme

“Aktif öğrenme, öğrenenin öğrenme sürecinin sorumluluğunu taşıdığı, ona öğrenme sürecinin çeşitli yönleri ile ilgili karar alma ve öz düzenleme yapma fırsatlarının verildiği ve karmaşık öğretimsel işlemlerle öğrenenin öğrenme sırasında zihinsel yeteneklerini kullanmaya zorlandığı bir öğrenme sürecidir.” Öğrenme ortam ve araçları tasarlanırken, çocuk ve gönüllü katılımını teşvik edecek, onların katılımları ile geliştirilmeye açık, eğlenceli, deney, deneyim, paylaşım, oyun ve dijital araç ve platformlara önem veren, öğrenmeyi keyifli hale getiren bir yaklaşımın benimsenmesi önemlidir.

Bir eğitim yaklaşımı olarak aktif öğrenme aşağıdaki temel ilkeleri içerir:

  • Çocuk, öğrenme sürecinin aktif bir öğ
  • Her çocuğun öğrenme becerileri geliştirilebilir.
  • Öğrenmede bireysel ve kültürel farklılıklar dikkate alınır. Bilgi ve beceriler geçmiş yaşantılardan yararlanılarak yapılandırılır.
  • Öğrenmede çevre ile aktif etkileşim önemlidir.
  • İşler ve etkinlikler (çocuğa ne yaptırdığınız) önemlidir.
  • Aktif öğrenmede uygulanan yöntem ve teknikler, öğrenme ortamında çocukları diğer çocuklarla işbirliği yapmaya teşvik eder ve aktif kılar,

TEGV öğrenme ortam ve araçlarının, programların, etkinliklerin aktif öğrenme yaklaşımı ile hazırlanması ve uygulanması esastır.

Proje Tabanlı Öğrenme

Proje tabanlı öğrenme hem çocuklara hem de çocuklarla birlikte çalışan gönüllülere esneklik sağlar. Bu esneklik sayesinde, ihtiyaca göre birçok farklı öğrenme ve çalışma yöntemi kullanılarak yeni fikirleri içeren projeler üzerinde özgürce çalışılabilir. Proje tabanlı öğrenme, konu öğreniminden çok beceri kazanımına, yeni fikirlerin üretilip, uygulanmasına dayalı olduğu için öğrenenlere çok çeşitli öğrenme deneyimleri ve kendilerini geliştirme fırsatları sunar.

Bu öğrenme ilkesi ile amacımız çocukların 21.yy. becerilerini geliştirmeleri için onlara olanaklar sunan esnek bir öğrenme ortamı oluşturmaktadır. Söz konusu öğrenme ortamının oluşturulmasında proje tabanlı öğrenme hem çocukların yönlendiricisi olduğu bir öğrenme süreci, hem de birçok üst düzey becerinin işe koşulduğu öğrenme etkinlikleri sunması bakımından etkili bulunmuştur.

Tasarım Odaklı Öğrenme

Tasarım odaklı düşünme, çocukların yaratıcı güvenini geliştirmeye odaklanan bir öğrenme yaklaşımıdır. Empati geliştirme, eyleme yönelik önyargıları teşvik etme, düşünmeyi yönlendirme, meta bilişsel farkındalık geliştirme, aktif olma, problem çözme ve kişinin hayal gücünü kullanma gibi birçok unsuru içinde barındırır.

Düşünme süreci bir problemin tanımlanması ile başlar, araştırmayı ve sıklıkla birbiriyle rekabet halinde görünen önceliklerin sıralamasını içerir, çoklu çözümlerin uygulanabilirliğini prototiplerle test eder ve nesnelerin sosyal açıdan değerlendirilmesiyle son bulur.