Dünya Gönüllüler Günümüz, Birlikte Daha Güçlüyüz!

P1030260

Her sene 5 Aralık’ta kutladığımız Dünya Gönüllüler Günü bu sene de 118Y Lions Anadolu Yakası Federasyonu ve İpek Kıraç Öğrenim Birimi’nin desteğiyle gerçekleştirilen ‘Birlikte Güçlüyüz’ paneliyle başladı.

Caddebostan Kültür Merkezi’nde 5 Aralık Salı günü düzenlenen ‘Birlikte Güçlüyüz’ toplantısının ilk bölümüne Tohum Otizm Vakfı, Hayata Destek Derneği,  Ayakizi ve Sürdürülebilirlik Derneği,  Kadıköy Kent Konseyi, Gönüllü Platformu katıldı. Etkinlikte ayrıca Sermin Kağan,  Ceyla Altındiş,  Saltuk Yüceer, Dr. Yaşar Atacık ve İnal Aydınoğlu sunumlarıyla yer aldılar ve hayata geçirdikleri çalışmaları anlattılar.

Etkinlik kapsamında Genel Müdürümüz Sait Tosyalı, AKUT Onursal Başkanı Nasuh Mahruki, TEMA Genel Müdür Yardımcısı Başak Yalvaç Özçağdaş, TOFD Genel Başkan Yardımcısı Semra Çetinkaya, Adım Adım Oluşumu Kurucu Başkanı Renay Onur, Lions 118Y Genel Yönetmeni ve Vakıf Başkanı Mahmut Tanyol ile TOÇEV Genel Müdür Yardımcısı Aybike Yurtsever’in katılımıyla düzenlenen panelin moderasyonunu ise TEGV Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Solakoğlu üstlendi.P1030260





Anadolu Gönüllüsü Röportajları / 1

Anadolu Gönüllüsü Projesi’nin amacı, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü çalışmalar konusundaki bilgilerini ve becerilerini geliştirmek isteyen TEGV gönüllülerinin, kendi kurguladıkları projelerini kültürler arası bir öğrenme ortamında uygulayarak, deneyim kazanmalarını sağlamaktır. Gönüllü Politikaları Uzmanı Burak Bucak ile Anadolu Gönüllüsü olarak Zonguldak’ta projesini gerçekleştiren Aslı Yantra’nın yaptığı keyifli röportajı aşağıda bulabilirsiniz.

Anadolu Gönüllüsü fikri nasıl gelişti?

TEGV Temel Gönüllü Eğitmeni olarak görev yaptığım zaman içerisinde Anadolu’daki birimlerden eğitim talepleri geliyordu. Hepsine gitmek istiyor ancak sadece birkaç tanesine gidebiliyordum. Gidip eğitim verdiğim birimlerden ayrılırken hep daha uzun kalabilsem diye düşünüyordum. Farklı bölgelerde aynı heyecanla gönüllülük yapan kişileri ve TEGV noktalarını gördükçe mutluluk duyuyordum. Farklı bir bölgede aynı hisleri, aynı amaç için çalışan kişileri görmeyi ve farklı bölgelerdeki çocuklara dokunmayı çok istiyordum. Anadolu Gönüllüsü Projesini görünce bu yüzden hemen başvurmak istedim.

Anadolu Gönüllüsü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Anadolu Gönüllüsü Programı’nı ilk duyduğumda çok heyecanlandım. Hem projemi gerçekleştirme fırsatım olacak hem de Anadolu’da bir çok çocuğa ulaşabilecektim. Bunu kendi başıma yapmam imkansızdı. Anadolu Gönüllüsü programı bana bu fırsatı sundu.  Sadece yaz ayında değil aynı zamanda başka dönemlerde de yapılabiliyor olması çalışan kişilerin de Anadolu Gönüllüsü olabilmesine olanak tanıdı. İşlerimin daha sakin olduğu bir dönemde yıllık iznimi kullanarak programa katıldım.

Farklı bir TEGV noktasında proje uygulamak  nasıldı? Neler gözlemlediniz?

Ben Anadolu Gönüllüsü olarak Zonguldak ili Çaycuma İlçesi Kahvecioğlu Köyü’ne gittim. Benim için çok huzurlu ve keyifli günlerdi. “Bu Geminin Kaptanı Benim”  adında bir proje yazmıştım. Bu projeyi gerçekleştirdim.

Öğrencilerin hayal kurmakta güçlük çektiği ve hedeflerini bu yüzden tam olarak belirleyemediklerini görüyoruz. Kısıtlı imkanlarla kim olduklarını, ne istediklerini ve kendi gemilerinin kaptanı olduklarını bilemiyorlar. İdeallerini tam netleştirmedikleri için farklı limanlara savrulabiliyorlar. İstemedikleri bir işi yapınca ya da bölümü okuyunca da mutlu olamıyorlar. O yüzden bu çalışma hayallerinin neler olduğunu ve bu hayallerine nasıl sahip olabileceklerinin haritasını çıkardıkları bir çalışmaydı. Bu projeyi farklı TEGV noktalarında uygulamak farklı bölgelerdeki çocukların hayallerini görmek çok güzeldi. Benim için de bir araştırma konusu olabilecek bir çalışma oldu. Bu yüzden daha fazla noktada bu çalışmayı yapmayı çok arzu ediyorum.

Ama en önemlisi bu çalışma sırasında gördüm ki; bir çocuk nerede yaşarsa yaşasın hayallerinin sınırı yok. TEGV’in bu bakımdan çok büyük bir rolü var. Türkiye’nin bir çok bölgesinde TEGV noktalarının olmasının çocuklar için ve toplum için ne kadar faydalı olduğunu bir kez daha anladım.

Anadolu Gönüllüsü Projesinin size katkıları neler oldu?

Ben profesyonel işim sebebiyle Anadolu ziyaretleri çok gerçekleştiriyorum. Ama bir ya da iki günden fazla kaldığım olmamıştı. Projeyi gerçekleştirdiğim köyde Taşımalı Eğitim vardı. Ve başka köylerden öğrenciler benim etkinlik verdiğim köy okuluna getiriliyordu. Ben de her gün Çaycuma’nın merkezinden sabah köye giden minibüslere binip etkinliğe gidiyordum. Benim için çok farkındalık yaratan günlerdi. Bir sosyal sorumluluk profesyoneli ve gönüllüsü için bence en önemli nokta ihtiyacın ne olduğunu anlamaktır. O ihtiyacı farkına vardığında bir çok proje geliştirebilir, bir çok çocuğa daha faydalı olabilirsin. Gittiğim köye ders saatinde diğer köylerden de gelen öğrenciler olduğu için köy yolunda öğrenci, personel servis araçları oluyordu. Ama o saati kaçırırsam köye başka ulaşabileceğim minibüs yoktu. Ve eğer kaçırırsam o gün ders saatimi kaçırıyor oluyordum. Akşam dönüşte aynı şekilde eğer personel servisine yetişemezsem dönüşüm zor olacaktı.

Öğrencilerin eğitimle buluşmasını TEGV olarak kolaylaştırdığımıza inanıyorum. Ve bu faydaya ortak olma duygusu bir gönüllü için en büyük tatminlerden biri sanırım.

Anadolu Gönüllüsü Proje uygulaması sırasında karşılaştığınız unutamadığınız bir anınız var mı?

Ben öğrencilerin hayallerinden çok etkilendim. Hiç görmedikleri bir ülkeyi anlatmaları, oradaki yaşamlarını betimlemeleri ve belki daha o ülkeyi görme imkanı olan insanlardan daha çok o ülke hakkında bilgi sahibi olmaları beni çok etkiledi. Bir öğrencinin Afrika kıtasına bağlı ada ülkesi olan Şeyşeller’e gitmek en büyük hayaliydi. Benim hayallerimde şuanda orası onun anlattığı şekilde var. Ve bir gün gidersem onu anlattığı şekilde orada zamanımı geçireceğim.  Ve eminim bir gün o da Şeyşeller’e gidip hayalini gerçekleştirecek.

Orada kaldığım süre boyunca Anadolu misafirperverliğini de bir kez daha gördüm. Kaldığım öğretmenler evine yakınında her gün yemek yediğim birkaç yer vardı. Bir süre sonra öğretmen hanım diye beni tanımaya ve bana yardımcı olmaya başladılar. Aslında daha büyük bir şehirde yaşarken kaybettiğim güven duygusunu hissettim.

Katılmak isteyen gönüllülerimize neler önerirsiniz?

Anadolu Gönüllüsü olmak hem kendinize hem de çocuklara yapacağınız en güzel şeylerden biri. Bunun için TEGV’in güzel bir fırsat sağladığını düşünüyorum. Kendiniz için, çocuklar için hayatınızda mutlaka bir kere bu zamanı ve alanı yaratın. Sonrasında hem çocukların hayatında hem de kendi hayatınızda unutamayacağınız anılar bırakacaksınız.

 





TEGV’in 23. Olağan Mütevelli Heyeti Toplantısı Gerçekleşti

IMG_86977

Vakfımızın 2016 çalışmalarının paylaşıldığı Olağan Mütevelli Heyet Toplantımız 20 Nisan Perşembe günü Pera Müzesi’nde gerçekleşti.

Geniş katılımlı geçen toplantımızda TEGV Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Cengiz Solakoğlu ve TEGV Genel Müdürü Sn. Mete Meleksoy’un konuşmalarının ardından Yönetim Kurulu’nun belirlendi ve Mütevelli Heyet Üyeliği için gösterilen adaylar Genel Kurul’a takdim edildi.

Olağan Mütevelli Heyeti Toplantıları tarihinde bir ilk olarak gönüllülerimizin de kürsüye çıkarak TEGV misyonu içinde gönüllünün önemini ve katılımcılıklarını anlatan bir sunum gerçekleştirdiler.





Kutuptan Pervari’ye Koştu!

MRT_7418_1 (Large) (2)

IMG_8962 (Large)Ahmet H. Uysal (44), Robert Kolej mezunu bir işadamı. Doğa sporları yapıyor. Nepal ve Himalayalar’da 6 bin metrelik zirvelere tırmandı, Avrupa’nın en zor bisiklet rotası olan Transalp’lerde yüzlerce kilometre pedal çevirdi. Bu kez de Pervarili çocuklar için 8 Nisan’da Kuzey Kutbu Maratonu’na katıldı.

Uysal, TEGV’nin Pervari’deki eğitim faaliyetlerinin bir yıllık masrafını karşılamak için koşacağını sosyal medya hesaplarından duyurdu. Amacı vakfın Pervari’deki biriminin 800 çocuğu kapsayan bir yıllık eğitim faaliyetinin masrafını karşılamaktı. ‘Kuzey Kutbu’nda koşan ilk Türk’ unvanını da aldığı bu koşuyla bir değil iki yıllık masrafı karşılamaya yeten 181 bin lira bağış topladı.

TEGV binasının ikinci katındaki salonda, projektörle duvara yansıtılan video ve fotoğraflarla Ahmet H. Uysal, zorlu koşusunu ve amacını anlatıyor. Yanında getirdiği kutup şartlarına uygun koşu kıyafetlerini, bir çocuğa giydiriyor. Çocuklar en çok buzda kaymayan çivili ayakkabıyla, camı rengârenk parlayan maskesine ilgi gösteriyor. Uysal, “-55 derecede 7 saat 47 dakika koştum. 22’nci oldum. Dayanamayıp yarışı bırakanlar oldu. Her nefesimde sizleri düşünmeseydim ben de bitiremezdim. Pervari’deki TEGV’e bağış yapılacak, Pervarili çocukların eğitimi için kaynaklar artacak, dedim. Bana güç verdiniz” diyor. Yanında getirdiği armağanları çocuklara veriyor: Maratonun bitiş çizgisinde açtığı Türk bayrağı, parkur kenarına çakılan flamalar, tüplere doldurduğu kutup buzunun suyu… (Hürriyet, 12 Mayıs 2017)