Blog

Gönüllülük İnsanın Tabiatla Bütünleşmesini Sağlıyor

sdffdsfdsHer bir bireyin tutum ve davranışları, hem bütünü etkiler hem de bütünden etkilenir. Bu durumun farkında olma insanı tabiatla, insanla bütünleştirir ve karşılıklı bir bağımlılığın oluşmasına yardımcı olur. Toplum için, bir birey için yaptığımız her adım, tüm evreni etkiler.

Yaşam etiği bize birbirimizin için var olduğunu söyler, yaptığımız her faaliyet dünyayı ve insanı düşünmeyi gerekli kılar. Çünkü dünyaya geliş amacımız; dünyayı güzelleştirmek, insanlara faydalı olabilmek, her türlü zor durumda birbirine destek olabilmek, “ben de varım” diyebilmektir.

Bir vazife doğduğunda “bunu kim yapar sorusunu duyar duymaz, sağına soluna bakmadan “ben varım” diyenler toplumları yaşatır. Gönüllüğünün özüdür “Ben varım” diyebilmek, “nemelazım” duygusunu hayatından uzak tutmaktır.

Ekosistem de önemsiz hiçbir şeyin olmadığını ve her şeyin birbiriyle doğrudan veya dolaylı olarak etkileşim halinde olduğunu anlatır. Tıpkı vücudumuz gibi. Hücreler dokular içinde, dokular organlar içinde, organlar sistemler içinde, sistemler popülasyonlar içinde, onlarda sırasıyla gezegenler ve evren içinde kendi fonksiyonlarını gerçekleştirirler.

gggggfgdBu bağlamda kişi, “benim ne ehemmiyetim var, bir kişinin duyarlılığı veya yanlış hareketi hiçbir şeyi değiştiremez” diyemez. Çünkü iç içe geçmiş sistemlerde bozulma küçük bir nokta olarak en küçük sistem düzeyinde başlar, daha sonra bütün sistemi makro ölçekte etkiler.

Gönüllülük temelini buradan alıyor; “ben bir bütünün parçasıyım” diyor. Bir çocuğun gülümsemesi için verdiğiniz çaba, dünyadaki tüm çocukların gülüşünü görmektir, bir yaşlının elini tutmak, tüm yaşlılara yardım elini uzatmaktır. Bir çocuk da tüm çocuklar saklıdır. Bir iyilik de tüm iyilikler…

Gönüllük bir iç motivasyondur. İçerden gelen ve yaşamın bir parçası olan gönüllülük karşılık beklemeden hayatın devamlılığı için yapılan doğal bir süreçtir. Tıpkı canlı sistemler gibi, tıpkı kalbin atarken bize hissettirmemesi gibi “ ben atıyorum dememesi” gibi. İnsan olmanın bir dışa vurum halidir, bir kazan kazan mantığıdır.

Gönüllülük bir kararlılıktır. Kendi huzuru, mutluluğu ve güveni adına hayatına ve topluma çeki düzen vermede faydalı olabilmesi için, insan ciddi bir azim ve kararlılık göstermelidir. Bugün insanlara faydalı oldum, iki gün ara vereyim değildir. Hayatın içindedir, yavrularına yiyecek veren kuş, arının bal, koyunun süt vermesi gibidir. Süreklilik arz eder. Çalışkan insan, iyi insan, hoşgörülü insan gibi sıfatlara sahip olabilmemiz için insanın o sıfatlara sahip çıkmada devamlı olması gerekir.

Gönüllülük model olmaktır. Hepimiz hayatımızın farklı zamanlarında farklı insanlardan esinleriz. Bazen birinden bazen de diğerinden öğrendiklerimizi kullanırız. Gönüllü olunca, etrafımızdakileri imrendiririz, modelleme yapar sevdikleriniz etrafınızda sizi.

Gönüllülük farkındalıktır. Toplumla ve insanlarla beraber olarak dış dünyanızda ve çevrenizde olan bitenlerin de farkında oluruz, gördüğünüz ve işittiğiniz şeylerin neler olduğunu algılamaya çalışırız. Sonra dikkatimizi tekrar iç dünyamıza toplar, bizim için en doğru olan şeye odaklanırız.

Gönüllülük ilgi çemberinden etki çemberine dönmektir. Her insanın birbiri içinde olan daireleri vardır. Bu dairelerden insan için en önemli olanı, onun etki ve asıl sorumluluk alanı içinde olan dairedir. Fakat insan, bu dairedeki sorumluluklarını yerine getirmekten kaçarak ilgi dairesine girer: böylece yapan değil konuşan, çözüm üreten değil tenkit eden, aksiyoner değil, reaksiyoner bir varlık haline gelir. Gönüllük ile problemin değil, çözümün bir parçası olursunuz.

İnsanın yaşam döngüsünü tamamlaması ve insanca bir yaşam oluşturabilmesi için gönüllü olması, gönülden yaşaması, yaptığı her işte gönüllülük esası ile çalışması gerekir. İnsan olmanın insanca yaşamanın yaşam etiğinin ta kendisidir.

Elif MERT