ÇOCUĞUN KALEMİNDEN BLOG

tegv8-22

Anadolu Gönüllüsü Programı ile ilk olarak İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde gerçekleşen Bölgesel Gönüllü Toplantısı ile tanıştım. Anadolu Gönüllüsü Projesi toplantı esnasında çok dikkatimi çekmişti. Bu proje bana hayal ettiğim birçok imkanı sunacaktı. Hem farklı coğrafyalarda bulunan çocuklara ulaşma imkanı hem de TEGV’i daha iyi, daha derin anlamamı sağlayacaktı. Bulunduğum şehre döner dönmez hemen Anadolu Gönüllüsü Projesini daha kapsamlı olarak araştırdım ve daha fazla bilgi sahibi olmak için birim yöneticim ile bu konuyu görüştüm. Kısa sürede projemi geliştirdim ve heyecanla onaylanmasını bekledim.

Anadolu Gönüllüsü olarak İzmir Gümüşpala Öğrenim Birimi’ne gittim. İzmir her zaman tanımak istediğim, kültürünü, insanını görmek istediğim şehirlerin başında gelmekteydi. Projem aynı zamanda bana bu imkanıda sunmuştu. Çocuğun Kaleminden adında bir proje yazdım ve gerçekleştirdim. Proje kapsamında her çocuğa önce değerler eğitimine ilişkin kısa bir eğitim vererek sonrasında yazarlık mesleğini tanıttım ve her çocuğa kendi öykü kitabını yazma imkanı sağladım. Projemde ki nihai amaç çocuklarda bulunan özgüven ve yaratıcılık duygusunu geliştirerek aslında kendi çerçevelerinden zor olarak gördükleri her şeyin o kadar zor olmadığını ve belkide imkansız diye düşündükleri olguları gerçekleştirebileceklerini göstermekti. Projeyi tasarlarken aklımda oluşan slogan ise ‘ Hayallerde Kalmasın’dı. Proje aynı zamanda günümüzde oldukça önem kazanan, insanı insan yapan değerlerimizi çocukların daha iyi kavramalarını ve benimsemelerini sağlamış oldu.

Birime ilk gittiğim gün çok sıcak bir ortamla karşılaştım. Birim sorumlusu projem ve bana karşı çok ilgiliydi ve oradaki herkes de bende aynı hissi uyandırıyordu. Bu ilk izlenimim birime gelmeden önce aklımda bulunan küçük tereddütlerimin ortadan kalkmasını ve rahatlamamı sağlamıştı. Artık sadece heyecanla çocuklarımla tanışmayı ve projemi gerçekleştirmeyi bekliyordum. Çocuklarla tanıştığımda ise her şey beklediğimden daha güzel bir şekilde gelişmeye başladı. Oradaki çocukların her biri bulundukları yerin ve yapacakları şeylerin farkındaydılar ve projeye karşı çok ilgili, isteklilerdi. Yaşlarının da getirisi olarak etkinlik esnasında zaman zaman birbirleriyle küçük iletişim sorunları yaşasalar da konuşarak çözüme ulaştırdık. Kendi kitaplarını yazma fikri çocukların çoğunu bir hayli heyecanlandırmıştı. Ve ilk günden itibaren verdiğim yönergeleri doğru takip ederek ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlardı. Etkinlikler esnasında çocuklarla beraber çok eğlenceli ve keyifli zaman geçirdik. Benim için etkinlik olan her gün artık tatlı bir telaşa dönüşmüş ve her etkinlik öncesi o gün için gerekli hazırlığı yaparak çocukları bekliyordum.

Çocukların ve benim heyecanla bekliyor olduğumuz, son etkinlik günümüz olan imza günü ise çok çabuk gelip çatmıştı. O gün belki de hayatım boyunca unutamayacağım yaşadığım en masum, en duygusal anılardan birisi gerçekleşti. Birime gittiğim ilk günden itibaren koridorda etkinlik öncesi ve sonrası gördüğüm sürekli bana bakarak tebessüm eden küçük bir kız çocuğu vardı. Yaşı dolayısıyla benim etkinliklerime katılamıyor ama her gün yanıma gelip konuşuyor, bana sarılmak istiyordu. Son gün, imza günümüzde herkes davet edilmişti ve o da bize katılacaktı. İmza günü programımızı başlatmadan koridorda yanıma gelerek bana yine gülümsedi ve elleri arkasında avuçlarında bir şey gizliyordu. Biraz sohbet ettikten sonra bana bir hediye getirdiğini söyledi. Ben biraz telaşlanmış biraz da şaşırmıştım. Arkasında sakladığı ellerini bana doğru uzattı ve minicik avuçlarının içinde küçük bir kalp vardı. İşte tam da bu görüntü bende tarif edilemez duygulara yol açtı. Olmaktan her zaman en mutlu olduğum yerde, TEGV’de yaptıklarımın bana neler kattığını, mesleğimin ne kadar kutsal olduğunu geçirdim saniyeler içerisinde aklımdan. Ve o an benim de tüm sevgim, tüm duygularım o minicik avuçların içerisine akıp gidiyordu sanki. Kalbi elime aldığımda üzerinde yazanıda okumamı istedi benden. ‘Seni Seviyorum’ yazıyordu. Hayatımda aldığım bu en mükemmel hediye için teşekkür ettim ve ona sarıldım. Bir çocuğun sevgisini kazanmak, onu mutlu etmek belki de dünya üzerinde ki duyguların en güzeli olabilir. Düşünmeden, yargılamadan inanabileceğim nadir hislerden. Bu sevgi o kadar değerli ve insana o kadar içten sarılıyor ki. Yüzümde yarattığı gülümseme ve kalbimde yarattığı huzur işte tam da benim için mutluluğun adresi.

Yaşadığım bu güzel anının da ardından imza gününü başlattık. O gün bize gönüllü arkadaşlar ve birim sorumlusu da katılmıştı. Çocukların heyacanı yüzünden okunuyor ve birkaçı kitabının sunumunu yapmaktan biraz çekiniyordu. Hep beraber onları da cesaretlendirerek kitap sunumlarını ve imzaları tamamladık. Sunum esnasında ise yaptığı işi fazlasıyla ciddiye alarak dikkatleri üzerine çeken, kitabının sunumunda TEGV’e duyduğu sevgiyi anlatan bir kız çocuğu vardı. Daha okula bile gitmeden geldiği ilk yerin TEGV olduğunu ve burayı kendi ailesi gibi görüp, gelişimine sağladığı katkılardan bahsediyordu. Kitabında da bu hikayesine yer vermiş ve kitabına kendi yazdığı ‘İmkansızı başaran insan, hayallerini ve hayattaki adımlarını gerçekleştirmiş demektir.’ sözüyle başlamıştı. Kitap sunumlarının tamamlanmasının ardından, birim sorumlusunun destekleriyle küçük bir kutlama da gerçekleştirdik. Herkes için eğlenceli ve güzel bir gün de bu şekilde sona ermişti. Aynı zamanda benim için mükemmel bir deneyim olan Anadolu Gönüllülüğü de burada sona eriyordu. Artık son gün olmasından ve projenin bitmesinden dolayı gelecek olan ayrılığın hüznünü bir nebze olsun bastırmak için çocuklarla birim bahçesinde oyun oynayarak eğlenceli bir vadalaşma gerçekleştirdik ve günü sonlandırdık.

Gerçekleştirdiğim proje ve İzmir benim için mükemmel bir deneyimdi. Proje esnasında aynı zamanda sık sık çevreyide gözlemleme imkanı buldum. İzmir’de öğrenim biriminin bulunduğu mahalle, Gümüşpala’nın insanları ve yapısı daha çok İç Anadolu Bölgesi’ni anımsatıyordu insana. Yani bu mahalleye İzmir’in İç Anadolu’su diyebiliriz. İnsanları dışarıya biraz daha kapalı görünüyor ve bazı şeylere karşı biraz daha çekimser tavırlar sergiliyorlardı. Buna rağmen TEGV öğrenim birimine karşı yoğun bir ilgi gösteriyorlar ve güven duyuyorlardı. Aileler çocuklarının, birime gelerek çok faydalı faaliyetler gerçekleştirdiklerinin bilincinde ve kişisel gelişimlerine katkı sağladığının farkındaydı. Hatta etkinlik öncesi hazırlık için gittiğim günlerden bir gün, çocuğunu birime getiren bir anne biraz beni izledikten sonra benimle sohbet ederek büyük bir ilgi ve merakla projemi dinledi. Bu durum beni çok mutlu etmiş aynı zamanda yaptığım şey için daha çok heyecanlandırmıştı. TEGV her yerde olduğu gibi orada, bulunduğu bölgede de tüm insanların sevgisini kazanmış ve ilgileri üzerine çekiyordu. Aileler orada bulunan öğrenim birimine, aile sıcaklığında bir eğitim yuvası gözüyle bakıyordu.

Anadolu Gönüllüsü Projesi kesinlikle tekrar gerçekleştirmek isteyeceğim çok güzel bir deneyimdi. Artık İzmir’de dahil olmak üzere TEGV ailesinin bulunduğu herhangi bir ile gittiğimde kesinlikle uğrayacağım bir birim, park, ateşböceğinin bulunduğunun bilincindeyim. Bana bu güzel deneyimleri yaşattığı, projemi gerçekleştirme imkanı sunduğu, her zaman güzel duygular yaşamama yol açtığı, anılarıma her gün bir yenisini kattığı ve gerçekleştirdiği tüm güzel faaliyetler için TEGV’e minnettarım. Bu ailenin bir parçası olmaktan sonsuz onur, gurur ve kıvanç duyuyorum.

FEVZİYE DÖNMEZ





Anadolu Yaz Gönüllümüzden…

20180712_125337

Anadolu Gönüllüsü fikri nasıl gelişti?

TEVG Ferit Aysan Eğitim Parkı’nda gönüllü faaliyette bulunuyorum. Bir gün mail adresime TEGV Acıbadem Biriminden “Anadolu Gönüllüsü Projesi” ile ilgili bir mail geldi. Maili inceledikten sonra hemen başvurmak istedim. Fakat çalıştığım ve işe yeni girdiğim için yıllık İzin hakkım yoktu. Bu nedenle başvuramadım. Ben de yıllık izin hakkı elde ettiğimde başvurmak için kendime söz verdim.

Anadolu Gönüllüsü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Anadolu Gönüllüsü Projesini ilk öğrendiğimde yeni bir şey keşfeden bir çocuk gibi merak ve heyecan duydum. TEGV’ de kendim bir proje üreterek çocuklarla beraber zaman geçirecektim. Hem de farklı bir bölge, şehir ve kültürden çocuklarla. Ne kadar çok çocuk ya da ne kadar farklı kültürden çocuk olursa benimde öğretirken öğreneceğim o kadar çok şey demekti. Böyle bir projeyi tek başıma gerçekleştirmek istesem karşıma bir sürü prosedür çıkacağı kesindi. Bu projeyi TEGV gibi kendini çocukların eğitimi için adamış bir kurum çatısı altında gerçekleştiriyor olmak ayrı bit mutluluktu. İlk yıllık izin hakkımda proje başvuruları başladığı an hiç düşünmeden başvurumu yaptım. İyi ki de yaptım.

Farklı bir TEGV noktasında proje uygulamak nasıldı? Neler gözlemlediniz?

Anadolu Gönüllüsü olarak İzmir ili Karşıyaka ilçesi Egekent semti TEGV Egekent Birimi’nde projemi uyguladım. “Yaratıcı Drama ile Gönüllülük” adında bir proje hazırladım. TEGV’ de biz çocukların abla ve abileri olarak gönüllülük yapıyoruz. Çocukların çoğu maddi karşılık olmadan onlarla zaman geçirdiğimizin bilincinde. Fakat ben bu bilinçte olmalarının dışında sadece eğitim aldıkları bir çatı altında değil de sivil toplum kuruluşu içinde bulunduklarını ve gönüllülük kavramının farkındalığını oluşturmayı amaçladım. Bu projeyi uygularken gördüm ki çocuk her yerde çocuk ve sen ne verirsen çocuk onu alıp daha da büyütebilecek hayal gücüne sahip. Bugün biz gönüllüyüz, yarının gönüllüleri de ÇOCUKLAR.

Anadolu Gönüllüsü Projesinin size katkıları neler oldu?

TEGV’ de gönüllülük ile ben de he gün yeni bir şeyler öğreniyorum ve kendimi geliştirme imkanı buluyorum. Benim e drama ile tanışmam ve sevmem TEGV’ de oldu. Çocuklara nasıl daha faydalı olabilirim ve drama ile nasıl daha fazla doğru şekilde öğretebilirim diyerek profesyonel olarak drama ile ilgilenmeye başladım. Anadolu Gönüllüsü projesi de profesyonel anlamda drama ile ilgili bir adım atmam konusunda katkı sağladı. Drama atölyelerin de çocukların öğrenirken eğlendiğini görmek bana drama ile daha çok ilgilenmem ve daha fazla uygulama yapmam konusunda cesaret verdi.

Anadolu Gönüllüsü Projesi uygulaması sırasında karşılaştığınız, unutamadığınız bir anınız var mı?

Proje uygulamasını gerçekleştirdiğim birimde hatırımda kalan gurur verici anılardan bir tanesi şöyle: Veli ile aramızda geçen konuşma esnasında çocuğunu basketbol kursuna göndermek istediğini söyledi. Fakat çocuk annesine basketbol kursuna değil TEGV gitmek istediğini söylemiş. Annesinin neden TEGV gitmek istiyorsun sorusuna cevabı ise; “çünkü bana TEGV’ de iyi davranıyorlar” olmuş. TEGV’ e çocukların ailelerin istekleri ile değil kendileri tercih ederek geldikleri bir yer olması ve TEGV’ de gönüllü olmak beni gerçekten gururlandırdı. Kendime bir kez daha “ Evet Arzu doğru yerdesin.” dedim.

Katılmak isteyen gönüllülerimize neler önerirsiniz?

Anadolu gönüllüsü olmayı ertelemesinler derim. Bu projeye katılmak istiyorlarsa ilk fırsatta başvursunlar. Çünkü hayatında hiç portakal yememiş birine ben portakalın yediğin zaman ağzında nasıl bir tat oluştuğunu nasıl hissettiğimi anlatsam bile portakalı kendi yediği zaman aldığı tat ve hisle aynı olmayacaktır. Diyeceğim şu ki bu deneyimi yaşamanın tadı anlatılamaz, yaşanır 🙂

 Arzu Çabuk





O Dağa Daha Önce Hiç Eğitim İçin Tırmanan Olmamıştı!

tegv5-32

Sevgili eğitim dostu, iş insanı ve gezgin M. Sacit Erdem eğitime destek için özel bir maceraya atılıyor!

M. Sacit Erdem, TEGV adına bağış toplamak üzere 11-18 Ağustos arasında İsviçre Alpleri’ndeki Matterhorn Dağı’na tırmanacak!

Erdem, bu tırmanış sırasında toplanacak bağışlarla TEGV Mersin Öğrenim Birimi’ne gelecek 1600 minik çocuğumuzun 1 yıllık eğitim desteğine kavuşmasını hedefliyor.

M. Sacit Erdem bir dağcı değil, ama hayallerinin peşinden giden bir mücadele insanı. Erdem 1961’de Bolu’da doğdu. Babasının görevi nedeniyle Balıkesir’de başlayan ilköğrenimi, Mersin’de son buldu. Ortaokul ve liseyi Tarsus Amerikan Koleji’nde okudu. 1986’da ODTÜ Mühendislik Fakültesi’nden Kimya Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. Bir süre Şişecam Holding’in Soda Sanayii İşletmesi’nde çalıştıktan sonra gemi acentalığı yapan kardeşlerine katılarak Merit Gemicilik bünyesinde çeşitli kademelerde görev aldı.

15 sene sonra aktif çalışma yaşamına ara verip önce yürümeye, sonra koşmaya, daha sonraları ise dağlara tırmanmaya başladı. 50 yaşında ilk maratonunu Appeldorn/Hollanda’da koştu. Bir taraftan yelkenle Atlantik Okyanusu’nu geçerken, bir yandan da 54 yaşında kullanmayı öğrendiği motosikletiyle Sahra Çölü’nü Batı Afrika’dan Abidjan/Fildişi Sahili’ne kadar gitti. Amerika kıtasının en yüksek dağı olan Arjantin’deki Aconcagua Dağı’na tırmandı, Afrika’da vahşi doğada fotoğraflar çekti. M. Sacit Erdem, yapmaktan en çok hoşlandığı, onu en çok mutlu eden aktiviteyi “Oğlum Sarp ve kızım Melis ile birlikte yaptığımız tırmanışlar ve bu tırmanışlar sırasında onlardan öğrendiklerim” şeklinde ifade ediyor.

TEGV ise Türkiye’nin 72 noktasında her sene yaklaşık 8000 gönüllüsü ile ilköğretim çağındaki (6-14 yaş) imkanları kısıtlı çocuklarımızın daha mutlu bir çocukluk geçirmesi ve geleceğe daha donanımlı olarak hazırlanmalarını sağlamaya çalışan 23 yıllık bir STK. Çocuklar; TEGV’de bilişim, matematik, fen ve sanat dallarını eğlenerek öğrenmenin yanı sıra okuma, anlama ve yazma becerilerini de geliştiriyorlar.

Siz de miniklerimizin geleceğine dokunmak ister misiniz?

 

Bağış için aşağıdaki hesap detayını kullanabilirsiniz ;

BANKA : Yapı Kredi Bankası

Şube : Beyoğlu Özel Bankacılık Merkezi

Şube Kodu : 410

Alıcı Adı : Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)

HESAP NO : 82421343

IBAN : TR94 0006 7010 0000 0082 4213 43

AÇIKLAMA : SACİT/Kendi adınız ve soyadınız

 

Bağışlarınız için;

https://tegv.org/egitim-icin-daha-yuksege-tegvle





ÇOCUĞUN KALEMİNDEN BLOG

tegv_0798

Anadolu Gönüllüsü Programı ile ilk olarak İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde gerçekleşen Bölgesel Gönüllü Toplantısı ile tanıştım. Anadolu Gönüllüsü Projesi toplantı esnasında çok dikkatimi çekmişti. Bu proje bana hayal ettiğim birçok imkânı sunacaktı. Hem farklı coğrafyalarda bulunan çocuklara ulaşma imkânı hem de TEGV’i daha iyi, daha derin anlamamı sağlayacaktı. Bulunduğum şehre döner dönmez hemen Anadolu Gönüllüsü Projesi’ni kapsamlı olarak araştırdım. Daha fazla bilgi sahibi olmak için birim yöneticimle bu konuyu görüştüm. Kısa sürede projemi geliştirdim ve heyecanla onaylanmasını bekledim.

Anadolu Gönüllüsü olarak İzmir Gümüşpala Öğrenim Birimi’ne gittim. İzmir her zaman tanımak istediğim, kültürünü, insanını görmek istediğim şehirlerin başında gelmekteydi. Projem aynı zamanda bana bu imkânı da sunmuştu. Çocuğun Kaleminden adında bir proje yazdım ve gerçekleştirdim. Proje kapsamında her çocuğa önce Değerler Eğitimi’ne ilişkin kısa bir eğitim verdim. Ardından yazarlık mesleğini tanıttım. Her çocuğa kendi öykü kitabını yazma imkânı sağladım. Projemdeki esas amaç çocuklardaki özgüven ve yaratıcılık duygusunu geliştirerek aslında kendi çerçevelerinde zor olarak gördükleri her şeyin o kadar da zor olmadığını ve belki de imkânsız diye düşündükleri durumları gerçekleştirebileceklerini göstermekti. Projeyi tasarlarken aklımda oluşan slogan ise “Hayallerde Kalmasın”dı. Proje aynı zamanda günümüzde oldukça önem kazanan, insanı insan yapan değerlerimizi çocukların daha iyi kavramalarını ve benimsemelerini sağlamış oldu.

Birime ilk gittiğim gün çok sıcak bir ortamla karşılaştım. Birim sorumlusu, projeme ve bana karşı çok ilgiliydi. Birimdeki herkes de bende aynı hissi uyandırıyordu. Bu ilk izlenimim birime gelmeden önce aklımda bulunan küçük tereddütlerimin ortadan kalkmasını ve rahatlamamı sağlamıştı. Artık sadece heyecanla çocuklarla tanışmayı ve projemi gerçekleştirmeyi bekliyordum. Çocuklarla tanıştığımda ise her şey beklediğimden daha güzel bir şekilde gelişmeye başladı. Oradaki çocukların her biri bulundukları yerin ve yapacakları şeylerin farkındaydılar. Projeye karşı çok ilgili ve isteklilerdi. Yaşlarının da getirisi olarak etkinlik esnasında zaman zaman birbirleriyle küçük iletişim sorunları yaşasalar da konuşarak çözüme ulaştırdık. Kendi kitaplarını yazma fikri çocukların çoğunu bir hayli heyecanlandırmıştı. Ve ilk günden itibaren verdiğim yönergeleri doğru takip ederek, tarafımdan desteklenerek, ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlardı. Etkinlikler esnasında çocuklarla beraber çok eğlenceli ve keyifli zaman geçirdik. Benim için etkinlik olan her gün artık tatlı bir telaşa dönüştü. Her etkinlik öncesi o gün için gerekli hazırlığı yaparak çocukları bekliyordum.

Çocukların ve benim heyecanla beklediğimiz, son etkinlik günümüz olan imza günü ise çok çabuk gelip çatmıştı. O gün belki de hayatım boyunca unutamayacağım, yaşadığım en masum, en duygusal anlardan birisi gerçekleşti. Birime gittiğim ilk günden itibaren koridorda etkinlik öncesi ve sonrası gördüğüm, sürekli bana bakarak tebessüm eden küçük bir kız çocuğu vardı. Yaşı dolayısıyla benim etkinliklerime katılamıyor ama her gün yanıma gelip konuşuyor, bana sarılmak istiyordu. Son gün, imza günümüzde herkes davet edilmişti ve o da bize katılacaktı. İmza günü programımızı başlatmadan, koridorda yanıma gelerek bana yine gülümsedi. Elleri arkasında, avuçlarında bir şey gizliyordu. Biraz sohbet ettikten sonra bana bir hediye getirdiğini söyledi. Ben biraz telaşlanmış biraz da şaşırmıştım. Arkasında sakladığı ellerini bana doğru uzattı ve minicik avuçlarının içinde küçük bir kalp vardı. İşte tamda bu görüntü bende tarif edilemez duygulara yol açtı. Olmaktan her zaman en mutlu olduğum yerde, TEGV’de yaptıklarımın bana neler kattığını, mesleğimin ne kadar kutsal olduğunu geçirdim saniyeler içerisinde aklımdan. Ve o an benim de tüm sevgim, tüm duygularım o minicik avuçların içerisine akıp gidiyordu sanki. Kalbi elime aldığımda benden üzerinde yazanı da okumamı istedi. “Seni seviyorum” yazıyordu. Hayatımda aldığım bu en mükemmel hediye için teşekkür ettim ve ona sarıldım. Bir çocuğun sevgisini kazanmak, onu mutlu etmek belki de dünya üzerinde ki duyguların en güzeli olabilir. Düşünmeden, yargılamadan inanabileceğim nadir hislerden. Bu sevgi o kadar değerli ve insana o kadar içten sarılıyor ki. Yüzümde yarattığı gülümseme ve kalbimde yarattığı huzur işte tam da benim için mutluluğun adresi.

Yaşadığım bu güzel anının da ardından imza gününü başlattık. O gün bize gönüllü arkadaşlar ve birim sorumlusu da katılmıştı. Çocukların heyecanı yüzünden okunuyor ve birkaçı kitabının sunumunu yapmaktan biraz çekiniyordu. Hep beraber onları da cesaretlendirerek kitap sunumlarını ve imzaları tamamladık. Sunum esnasında ise yaptığı işi fazlasıyla ciddiye alarak dikkatleri üzerine çeken, kitabının sunumunda TEGV’e duyduğu sevgiyi anlatan bir kız çocuğu vardı. Daha okula bile gitmeden geldiği ilk yerin TEGV olduğunu ve burayı kendi ailesi gibi görüp, gelişimine sağladığı katkılardan bahsediyordu. Kitabında da bu hikâyesine yer vermiş ve kitabına kendi yazdığı “İmkânsızı başaran insan, hayallerini ve hayattaki adımlarını gerçekleştirmiş demektir” sözüyle başlamıştı. Kitap sunumlarının tamamlanmasının ardından, birim yöneticisinin destekleriyle küçük bir kutlama da gerçekleştirdik. Herkes için eğlenceli ve güzel bir gün bu şekilde sona ermişti. Aynı zamanda benim için mükemmel bir deneyim olan Anadolu Gönüllülüğü de burada sona eriyordu. Projenin bitmesiyle oluşacak ayrılığın hüznünü bir nebze olsun bastırmak için çocuklarla birim bahçesinde oyun oynayarak eğlenceli bir vedalaşma gerçekleştirdik ve günü sonlandırdık.

Gerçekleştirdiğim proje ve İzmir benim için mükemmel bir deneyimdi. Proje esnasında sık sık çevreyi de gözlemleme imkânı buldum. İzmir’de TEGV Öğrenim Biriminin bulunduğu mahalle, Gümüşpala’nın insanları ve yapısı daha çok İç Anadolu Bölgesi’ni anımsatıyordu insana. Yani bu mahalleye İzmir’in İç Anadolu’su diyebiliriz. İnsanları dışarıya biraz daha kapalı görünüyor ve bazı şeylere karşı biraz daha çekimser tavırlar sergiliyorlardı. Buna rağmen TEGV Öğrenim Birimi’ne karşı yoğun bir ilgi gösteriyorlar ve güven duyuyorlardı. Aileler çocuklarının, birime gelerek çok faydalı faaliyetler gerçekleştirdiklerinin bilincinde ve kişisel gelişimlerine katkı sağladığının farkındaydı. Hatta etkinlik öncesi hazırlık için gittiğim günlerden bir gün, çocuğunu birime getiren bir anne biraz beni izledikten sonra benimle sohbet ederek büyük bir ilgi ve merakla projemi dinledi. Bu durum beni çok mutlu etmiş aynı zamanda yaptığım şey için daha çok heyecanlandırmıştı. TEGV her yerde olduğu gibi orada, bulunduğu bölgede de tüm insanların sevgisini kazanmış ve ilgileri üzerine çekiyordu. Aileler orada bulunan öğrenim birimine, aile sıcaklığında bir eğitim yuvası gözüyle bakıyordu.

Anadolu Gönüllüsü Projesi kesinlikle tekrar gerçekleştirmek isteyeceğim çok güzel bir deneyimdi. Artık İzmir de dâhil olmak üzere TEGV ailesinin bulunduğu herhangi bir ile gittiğimde kesinlikle uğrayacağım bir birim, park, ateşböceğinin bulunduğunun bilincindeyim. Bana bu güzel deneyimleri yaşattığı, projemi gerçekleştirme imkânı sunduğu, her zaman güzel duygular yaşamama yol açtığı, anılarıma her gün bir yenisini kattığı ve gerçekleştirdiği tüm güzel faaliyetler için TEGV’e minnettarım. Bu ailenin bir parçası olmaktan sonsuz onur, gurur ve kıvanç duyuyorum.

FEVZİYE DÖNMEZ





DAHA İYİ BİR DÜNYA’YI İNŞA EDİYORUZ

tegv_0457

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında çerçevelenen ve her ülkenin ulaşmayı hedeflediği daha iyi bir dünya hayali için TEGV yepyeni bir proje başlatıyor. Amerika Büyükelçiliği tarafından desteklenen ve Daha İyi Bir Dünya için Atölyeler olarak adlandırılan proje ile çocukların ve gönüllülerin insan hakları alanında güçlendirilmesi amaçlanıyor. Barış, Toplumsal Cinsiyet, İnsan Hakları ve Demokrasi, Çocuk Hakları, Çevre ve Ayrımcılık alanlarında farklı atölyeler ile çocukların ve gönüllülerin bu alanlardaki farkındalıklarının artması hedefleniyor.

Türkiye’nin 37 ilindeki TEGV etkinlik noktalarında uygulanacak programla, 1 yılda yaklaşık 10 bin çocuğa ve 1.200 gönüllüye ulaşılması planlanıyor. 2018-2019 sonbahar etkinlik döneminden itibaren TEGV’in 9 eğitim parkı ve 38 öğrenim birimi olmak üzere toplam 47 etkinlik noktasında çocuklarla buluşacak olan program Kasım ayı itibariyle uygulanacak. Program kapsamındaki atölyelere çocuklar ve gönüllüler kendi istedikleri başlık altında katılım sağlayabilecekler.





Maylo’dan TEGV’e 25.000 Kitap Bağışı

tegv_0085

Lila Group’un markası Maylo ile TEGV’in 8 yıldır sürdürdüğü işbirliği çerçevesinde ürün satışlarından elde edilen gelirin bir kısmı ile bugüne kadar 20.000 çocuğumuz nitelikli eğitim desteği ile tanıştı. Maylo, çocuklarımızın iyi eğitim almasını ve kitap okumasını önemsediği için TEGV’e destek olmak amacıyla yepyeni bir kampanya başlattı.

Bu kampanya kapsamında Maylo, sadece Migros’a özel ürettiği Maylo 30’lu Tuvalet Kağıdı, Maylo 10’lu Havlu Kağıt ve Türkiye’nin ilk dev havlusu Maylo Dev Havlu’nun en yeni üyesi 2’li Dev Havlu ürünlerinden birisini alarak geleceğimizin teminatı çocuklarımız adına TEGV’e bağışlanacak olan “25.000 kitap bağışı” kampanyasına sizleri davet ediyor.

Siz de Migros mağazalarından alacağınız Maylo özel ürünleriyle çocuklarımıza eğitimin gücünü geleceği değiştirme cesaretini kazandırabilirsiniz. Unutmayın; bir çocuk değişir, Türkiye gelişir!
 
maylo





Çocuklarımız İçin Umuda Pedal Çevirdiler

umudapedal

TEGV çocukları için Temmuz’un ilk haftasında Göteburg – Hamburg arasında İsveç’ten Almanya’ya yaklaşık 800km. pedal çeviren Umuda Pedal ekibi, dünyadaki en önemli yeni nesil öğrenme platformlarından birisi olan ‘maker’ laboratuvarı yapılabilmesi için bağış topladı ve yurda döndü.

Umuda Pedal gönüllüleri, 1-7 Temmuz tarihleri arasında Göteborg’dan Hamburg’a uzanan bir rotada bisikletle kat ettikleri 800 kilometre sayesinde daha önce belirledikleri sosyal sorumluluk projeleri “Maker İle Yapabilirim!” için fon topladılar. TEGV’in Bakırköy’de bulunan Ferit Aysan Eğitim Parkı’nda kurulacak ‘maker laboratuvarı’ (maker-lab) için kaynak yaratmak amacıyla pedal çeviren ekip, hedefledikleri rakamın üzerine çıkarak topladıkları yaklaşık 150.000 TL. bağış ile çocuklarımızın TEGV Eğitim Parkı’nda bir yıl boyunca ücretsiz maker eğitimi alabilmesini sağlayacak.

Dünyadaki en önemli gelişmelerden birisi olan maker eğitimi, çocuklara 3D baskı cihazından robot kitlerine, kodlama platformlarından elektronik devre kartlarına uzanan bir yelpazede yeni nesil öğrenme platformu sunuyor. “Yap, Paylaş, Ver, Öğren, Donan, Oyna, Katıl, Destekle ve Değiştir” sloganıyla çocukları problem çözme, yaratıcılık, eleştirel düşünme ve teknolojik iletişim konularında geliştiren maker’lar eğlenceli olduğu kadar multi-disipliner bir öğrenme modeli.

Umuda Pedal; bisikleti seven, onu bir yaşam biçimi olarak benimseyen doktorlar ve iş insanları tarafından oluşturulmuş bir grup. Bugüne kadar farklı STK’lar ile farklı sosyal sorumluluk projelerine imza atan grup, bir taraftan bisiklet sosyal sorumluluk projeleri için pedal çevirirken diğer taraftan yeni katılımcılar ve bisiklet sevdalılarının katılımıyla büyüyor.

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı hakkında:
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, ilköğretim çağındaki çocuklarımızın, daha güzel bir çocukluk yaşamaları ve yarınlara umutla bakmaları için çok yönlü bir eğitim desteği almalarını ve çağdaş eğitim olanaklarından faydalanmalarını amaçlıyor. Türkiye genelinde, 31 yerleşik ilde 10 Eğitim Parkı, 38 Öğrenim Birimi, 24 Ateşböceği (Mobil Öğrenim Birimi) ile çocuklarımıza hizmet vermeyi sürdürüyor. Eğitim Gönüllüleri, her yıl yaklaşık sekiz bin gönüllüsünün yardımıyla kuruluşundan bu yana 2 buçuk milyonu aşkın çocuğumuzun aydınlık geleceğine katkı sağladı. Eğitimde özgün modeli ile ulusal ve uluslararası işbirlikleri bulunan TEGV, 2007 yılında Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni imzaladı. TEGV ile ilgili detaylı bilgi için www.tegv.org adresi ziyaret edilebilir.

pedal2





TEGV ile Umuda Pedal Çeviriyorlar

FAP_12

TEGV çocukları için Temmuz’un ilk haftasında Göteburg – Hamburg arasında pedal çevirecek olan Umuda Pedal ekibi, dünyadaki en önemli yeni nesil öğrenme platformlarından birisi olan ‘maker’ laboratuvarı yapılabilmesi için bağış toplayacak.

Umuda Pedal; bisikleti seven, onu bir yaşam biçimi olarak benimseyen doktorlar ve iş insanları tarafından oluşturulmuş bir grup. Bugüne kadar STK’lar ile farklı çalışmalara imza atan grup, bir taraftan bisiklet sosyal sorumluluk projeleri için pedal çevirirken diğer taraftan yeni katılımcılar ve bisiklet sevdalılarının katılımıyla büyüyor. Bugünlerde bisikletçileri Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile gerçekleştirecekleri yeni bir projenin heyecanı sarmış durumda.

Umuda Pedal gönüllüleri, 1-8 Temmuz tarihleri arasında Göteborg’dan Hamburg’a uzanan bir rotada bisikletle kat edecekleri 800 kilometre sayesinde daha önce belirledikleri bir proje için fon oluşturacaklar. Hedefleri TEGV’in Bakırköy’de bulunan Ferit Aysan Eğitim Parkı’nda kurulacak ‘maker laboratuvarı’ (maker-lab) için kaynak yaratmak.

TEGV çocukları için oluşturulan ve dünyadaki en önemli gelişmelerden birisi olan ve ismi “Maker ile Yapabilirim!” olarak belirlenen çalışmada maker eğitimi alacak çocuklarımıza 3D baskı cihazından robot kitlerine, kodlama platformlarından elektronik devre kartlarına uzanan bir yelpazede yeni nesil öğrenme platformu sunuyor. “Yap, Paylaş, Ver, Öğren, Donan, Oyna, Katıl, Destekle ve Değiştir” sloganıyla çocukları problem çözme, yaratıcılık, eleştirel düşünme ve teknolojik iletişim konularında geliştiren maker’lar eğlenceli olduğu kadar multi-disipliner bir öğrenme modeli.

Siz de Maker ile Yapabilirim projesine destek vermek isterseniz aşağıdaki TEGV iletişim kanallarından projeye bağışta bulunabilirsiniz:

Telefon: (0216) 290 70 84             IBAN No: TR38 0006 7010 0000 0082 5935 56

Web sitesi: https://tegv.org/umuda-pedal/

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı hakkında:
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, ilköğretim çağındaki çocuklarımızın, daha güzel bir çocukluk yaşamaları ve yarınlara umutla bakmaları için çok yönlü bir eğitim desteği almalarını ve çağdaş eğitim olanaklarından faydalanmalarını amaçlıyor. Türkiye genelinde, 31 yerleşik ilde 10 Eğitim Parkı, 38 Öğrenim Birimi, 24 Ateşböceği (Mobil Öğrenim Birimi) ile çocuklarımıza hizmet vermeyi sürdürüyor. Eğitim Gönüllüleri, her yıl yaklaşık on bin gönüllüsünün yardımıyla kuruluşundan bu yana 2 buçuk milyonu aşkın çocuğumuzun aydınlık geleceğine katkı sağladı. Eğitimde özgün modeli ile ulusal ve uluslararası işbirlikleri bulunan TEGV, 2007 yılında Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni imzaladı. TEGV ile ilgili detaylı bilgi için www.tegv.org adresi ziyaret edilebilir.

Bilgi için: Serdar Erdoğan serdare@tegv.org / (0216) 290 70 93





TEGV İçin Koştu, 5500 Çocuk İçin İpi Göğüsledi!

AU_final

Ahmet H. Uysal, TEGV’li çocuklara eğitim desteği sağlamak ve farkındalık yaratmak üzere 11 Nisan’da Artvin’den başladığı koşusunda Türkiye’yi boydan boya kat ederek 1645 km. yol yaptı.

Ahmet H. Uysal, çocuklarımızı eğitim ile kucaklayabilmek için Artvin’den Muğla’ya 14 ilden geçerek Anadolu’yu kat ettiği projesi Eğitime Koşar Adım’ı tamamladı. Geçtiği yerlerde TEGV’in eğitim ışığıyla parladığı yepyeni hikâyeler ve anılar biriktirdiği, aynı zamanda sosyal medya takipçilerinden ve bütün eğitim dostlarından çocuklarımızın TEGV’de nitelikli eğitim desteğiyle buluşması için bağış topladığı projede Uysal, toplam 1645 km. koştu. Bu özverili ve yorucu projesinin sonunda hedefi, 5000 çocuğumuzun TEGV’de eğitim desteğiyle yarınlara umutla bakabilmesini sağlamaktı ve bu hedefine ulaştı.

Ahmet H. Uysal, bu büyük koşusuna Artvin Atatepe’deki Atatürk Anıtı’ndan başladı. Sırasıyla Erzurum, Bayburt ve Gümüşhane’den geçen Uysal, 23 Nisan’da Erzincan’a ulaştı. Daha sonra Sivas ve Kayseri’de koşan Ahmet H. Uysal, yolu yarıladığı il olan Nevşehir’e vardı. Daha sonra Aksaray ve ardından Konya’da koşmaya devam eden Uysal’ı Seydişehir’deki TEGV Ateşböceği bekliyordu. Geçtiği illerdeki TEGV Öğrenim Birimlerine de uğrayan Uysal, Seydişehir’deki Birim Ailesi Ateşböceği Öğrenim Birimi’ni ziyaret ederek çocuklarla ve gönüllülerle buluştu, onların sorularını yanıtladı.

Ahmet H. Uysal, temposunu hiç düşürmeden Isparta ve Denizli’ye uğradıktan sonra 6 Haziran’da Köyceğiz’de bu değerli koşusunu bitirdi. 2000 yılından bugüne TEGV mütevelli üyesi olan değerli sanatçı Yılmaz Erdoğan, bu final günü için Köyceğiz’deki çiftliğinin kapılarını açtı. Koşunun son kilometrelerinde Uysal’a eşlik eden Yılmaz Erdoğan projeyle ilgili “Ahmet Uysal’ı kutluyorum. Hepimiz birçok konuyla ilgili çok konuşuyoruz ama onun kadar çok koşmuyoruz. Ahmet Uysal’ın katkısı, bilmenin yetmediği, yapabilmenin önemli olduğu çağımıza çok güzel bir örnek ” dedi. TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı ise bitiş çizgisini beraber geçen Erdoğan ve Uysal’a madalyalarını vererek teşekkür etti. Projenin kahramanı Ahmet H. Uysal finalin ardından duygularını şöyle özetledi: “Eğitime Koşar Adım diyerek yola çıktık, 57 gündür yoldayım. Bugün burada olduğum için çok mutluyum. Her şey eğitim ve çocuklarımız için. ”

Daha sonra Ahmet Uysal, koşu rotasında bulunan TEGV noktalarından topladığı parçalardan oluşan yapbozun son halkasını da Yılmaz Erdoğan ile yerleştirdi. Böylece Büyük Anadolu Koşusu tablosu da ölümsüzleşti.

Rakamlarla Eğitime Koşar Adım

Ahmet H. Uysal, koşusu boyunca…

14 ilden geçti.

2 milyon adım attı.

250 litre su içti.

7 TEGV Birimi ziyaret etti.

116 gofret yedi.

Yolda 57 gece geçirdi.

Sıfır böcek ısırığıyla rotasını tamamladı.

Ahmet H. Uysal Kimdir?
Ahmet H. Uysal 1972 de Adana da doğdu. İlkoğrenimini İsmet İnönü İlkokulunda, Liseyi İstanbul Amerikan Robert Koleji’nde okudu. İTÜ İnşaat Mühendisliği üzerine Boston College da Finans Yüksek Lisansı yaptı. Bir süre Amerika’da mühendis olarak çalıştıktan sonra Türkiye’ye döndü. 2000 yılından bugüne İstanbul’da yaşıyor; bir kaç değişik sektörde girişimci olarak yatırımlar yapıyor. Evli ve iki çocuk babası. Hayalleri, çocuk sevgisi ve eğitim sevdası onu TEGV ile tanıştırdı. Siirt Pervari Öğrenim Birimi için TEGV bayrağını ilk Türk katılımcı olarak Kuzey Kutbu’na taşıdı ve Kuzey Kutbu Maratonu’nu bitirdi.
Şimdi Nisan 2018’de başlayacak yeni projesiyle Anadolu’yu eğitim aşkına Artvin’den Fethiye’ye koşacak.

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı hakkında: 

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, ilköğretim çağındaki çocuklarımızın, daha güzel bir çocukluk yaşamaları ve yarınlara umutla bakmaları için çok yönlü bir eğitim desteği almalarını ve çağdaş eğitim olanaklarından faydalanmalarını amaçlıyor. Türkiye genelinde, 31 yerleşik ilde 10 Eğitim Parkı, 38 Öğrenim Birimi, 24 Ateşböceği (Mobil Öğrenim Birimi) ile çocuklarımıza hizmet vermeyi sürdürüyor. Eğitim Gönüllüleri, her yıl yaklaşık on bin gönüllüsünün yardımıyla kuruluşundan bu yana 2 buçuk milyonu aşkın çocuğumuzun aydınlık geleceğine katkı sağladı. Eğitimde özgün modeli ile ulusal ve uluslararası işbirlikleri bulunan TEGV, 2007 yılında Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni imzaladı. TEGV ile ilgili detaylı bilgi için www.tegv.org adresi ziyaret edilebilir.

Bilgi için: Serdar Erdoğan serdare@tegv.org / (0216) 290 70 93





TEGV’li Anneler Sertifikalarını Aldı

DSC_0546

“Kelebeğin Dünyası” projesinin ikinci aşaması olarak Vakfımız ile birlikte hayata geçirilen ve üç yıldır sürdürülen “Çocuğumla birlikte geleceğe ilerliyorum” programı kapsamında eğitim alan TEGV’li anneler için sertifika töreni düzenlendi.

Yeşim Tekstil’in Kadın ve Çocuk Kulübü ile Uludağ Soroptimist Kulübü, Yeşimli kadın çalışanlar ve TEGV Bursa Öğrenim Birimi’ne çocuğunu götüren annelerin belirli konularda farkındalığını arttırmak amacıyla, 2013’ten bu yana “Kelebeğin Dünyası” projesini sürdürüyor. Proje, Yeşim Tekstil bünyesinde çalışan tüm kadın personel ve TEGV’li anneler için sağlık, hukuk ve aile/kişisel gelişim konularında farkındalık yaratmayı amaçlıyor.

Kasım 2015’te TEGV’in de dahil olduğu ve TEGV’li annelere yönelik “Çocuğumla birlikte geleceğe ilerliyorum” adıyla 6 aylık bir sertifika programı yürütülen proje kapsamında 2017’de olduğu gibi 2018 yılında da Uludağ Soroptimist Kulübü üyesi meslek sahibi kadınlar ve Yeşim Tekstil yöneticileri, çocukları TEGV Bursa Öğrenim Birimi’nde eğitim desteği alan annelere çeşitli konularda eğitim verdi. TEGV’in Hürriyet Mahallesi’ndeki Öğrenim Birimi’nde verilen eğitimler, annelerin çocuklarını etkinliklere bırakmasının ardından gerçekleştiriliyor. Böylelikle anneler çocuklarını beklerken harcadıkları zamanı, eğitimlerle değerlendirerek kişisel gelişimleri için önemli bir fırsat yakalıyor.

Programın üçüncü yılında da devam eden eğitimlerin ardından tüm katılımcılara sertifikalarının takdim edildiği bir tören düzenlendi. TEGV Bursa Öğrenim Birimi’nde gerçekleştirilen törende, eğitimlere en çok katılım gösteren Fatma Mazlum, Münüre Derin ve Sevilay Gün’e de hediyeleri verildi. Törene TEGV’li annelerin yanı sıra, TEGV Bursa Öğrenim Birimi Yöneticisi Elif Nur Akınet, Yeşim Tekstil Kurumsal İletişim Müdürü ve aynı zamanda Uludağ Soroptimist Kulübü Başkanı Dilek Cesur ve Uludağ Soroptimist Kulübü üyeleri katıldı.